“Oğlum kalk bilgisayarın başından da biraz sosyalleş” cümlesi artık biraz demode. Bunun sebebi de
138 milyar dolar gelire ulaşan oyun sektörünün ve dijital dünyanın sosyallik kavramına yeni bir boyut
kazandırmış olması.

İletişimin çok farklı dinamiklerden oluşuyor olması, bize sosyalleşme kavramını yorumlarken büyük
bir esneklik kazandırıyor. Eskiden dışarı çıkıp insanlarla yüz yüze konuşup kaynaşma olarak
tanımladığımız sosyalleşme, bugün bambaşka birçok anlama gelebiliyor. Bunlardan biri olarak da,
oyun oynamak, pek yakında bir sosyalleşme biçimi olarak kabul edilecek gibi görünüyor.


Dünyada en çok oynanan ve en çok yatırım alan oyunların ortak bir yönü var: Online olarak başka
oyuncularla oynanabilmeleri. Evde tek başına oyun oynama etkinliğini değerli kılan şey, artık hem
oyun yapımcıları hem oynayanlar bakımından bu oyunu başka insanlarla paylaşmak oldu. Bu paylaşım
bazen basit bir grafiksel ifade, bazen mesajlaşma, bazen sesli sohbet bazen ise oyun içindeki
aksiyonlar aracılığıyla yapılıyor. Tanımadığınız bir insanla ortak bir hikayede buluşup aynı hedef
uğruna bazen savaşarak bazen yarışarak bağ kurmak, sosyalliğe yeni bir boyut kazandırıyor.
Interpress tarafından yapılan son araştırmada, Türkiye’de 46 milyon internet kullanıcısı bulunuyor ve
bunun 30 milyonu, başta mobil olmak üzere bilgisayar ve konsol oyunları oynuyor. En çok oyun
oynayan ülkeler sıralamasında üçüncü sıraya kadar yükselen Türkiye’de, sene başından bu yana
bilgisayar oyunları ile ilgili 16 bin 869 haber yapıldı. Mobil oyunlar hakkında 6 bin 556 haber çıkarken,
son yılların vazgeçilmezi e-spor ile alakalı da medyada 5 bin 727 haber yer aldığı tespit edildi.
2018, şu ana kadar sunulan rakamlara göre oyunlar için iyi bir yıl gibi gözüküyor ve endüstri analisti
Mat Piscatella’ya göre geçtiğimiz yıla göre %15’lik bir büyüme söz konusu. Yazılım satışlarının bir
önceki yıla göre %7, donanım satışlarının %15 ve aksesuar satışlarının %29 daha yüksek olması da
sektörün ne denli hızlı geliştiğini gözler önüne seriyor.
Ülkemizde 775 milyon dolar hacmine ulaşan oyun sektörü hızla büyürken, bakanlıkların da
destekleriyle önümüzdeki yıllarda büyümenin katlanarak artacağı tahmin ediliyor. 31,2 milyon
oyuncunun toplamda 40 milyon saatten fazla oyun oynadığı ülkemizde, hasılatın yüzde 42,5’i yani
332.5 milyon doları mobil oyunlardan elde edilirken, geri kalan yüzde 57,5’i yani 432.5 milyon doları
ise bilgisayar ve oyun konsollarından oynanan oyunlardan elde ediliyor.


Sosyal medya alışkanlıklarımızla şekil değiştiren iletişim biçimimiz, online oyunlarda da benzer bir
formda karşımıza çıkarak, kendini dünyaya çeşitli mekanikler aracılığıyla ifade etme yöntemi haline
geliyor. Oyundaki karakterlerin dansları, kostümleri, emote’ları gibi ifade biçimleri, oyunu oynayan
diğer kişilerle kişiselleştirilmiş bir etkileşim kurmanızı sağlayarak kendi kimliğinizi yansıtabilmenizi
sağlıyor. Böylece oyunun dünyası içinde yalnız olmadığınızı, anlık olarak deneyiminizi başkalarıyla
paylaştığınızı hissedebiliyorsunuz.
Pazarlamacıların sürekli ve durdurulamaz bir hızla gelişen online oyun sektörünü anlaması ve
stratejilerini yeni gelişmeler ışığında adapte etmesi, markaların yeni dünya karşısında duruşu
anlamında büyük önem arz ediyor. Sektördeki gelişmelerden geri kalan ve genç neslin beklentilerine
ayak uyduramayan markalar, devasa bir kitleyle bağ kurma fırsatını kaçırmaya mahkum.

 

Deniz Dağlar Atalay